15 Ocak 2011

Artislik taslama işte len!

(Not:Bu ne bir kız ne de bir erkek için yazıldı. Herkes kendi üzerine alınsın.)
   Bilmiyorsun, bir gün hiç beklemediğin bir anda başına gelebilecek bişey anlatıyorum. 
   Şimdi sen ortalıklarda ”O neymiş yeaa, yalan onlar boş iş” diyosun ya…
   Okuduğun yere, çalıştığın işyerine, ortak bir yere işte, ya da oturduğun kafeye, yemek yediğin restorana, kaldığın otele, ”O” gelecek.
Kendi çapında takılırken, saniyenin 64’te biri sürede göz göze geleceksiniz, sen umrunda olmadan kafanı çevireceksin, o da çevirecek. Sonra senin kafanda o ”click” duyulacak. 1 saniye dolmadan tekrar dönüp ona bakacaksın. Bakacaksın. Sonra ”amaan” diyip kafanı çevireceksin. O an önünde ne varsa onunla ilgilenmeye çalışacak, aynı zamanda da onu kontrol etmekten kendini alamayacaksın. Sonra o, senin ona baktığını farkedip sana bakmaya başlayacak. Yanında arkadaşları varsa gizliden seni onlara söyleyecek. Arkadaşları çaktırmadan dönüp sana bakacak. Utanacaksın. Kafanı çevirip bir daha bakmayacağına söz vereceksin. Ama bu sefer o seni kesmeye başlayacak. Bunu farkedecek ve sende bakacaksın. Bakışacaksınız işte. Elektrik mi dersin, kıpırtı mı derdin, ben bilmem. Artık nasıl tanışırsınız onu da bilemem.
   Ve hazır ol! Herşey böylece bitmiyor. Onu her gördüğünde kalbin kaburgalarını parçalayıp dışarı çıkacakmış gibi hissedeceksin. Karnının kelebeklerle doluştuğunu, eline dokunda sıcaklığın seni cehennem ateşi gibi çarptığını, Kasım’da değil on iki ayda aşkın başka olduğunu anlayacaksın. Ona bir şey anlatırken dilinin birbirine dolandığı, söyleyeceğin şeyi unuttuğun, bazen söylediği ”pırasa” ya da ”otomobil” gibi sıradan kelimelerin bile sanki bir ozanın dillerinden dökülüyormuş gibi ahenkle dudaklarından çıktığını farkettiğin günler gelecek. Arkadaşlarını onun için sattığın, türlü yalanlar söyleyip ”Yalan kötüdür, cıss” kuralını yıktığın günler gelecek. Hava yağmurluyken sakin ama huzurlu bir sevgili olacaksın. Hava güzelken, nasıl bir sevgili olursan ol, kendi içinde daha bir sevinçli olacaksın, kalbin daha bir heyecanlı olacak. 
   He, herşey günlük gülistanlık’ta olmayacak elbet. Kavgalarınız olacak, ciddi ya da salak sepet şeyler için… Tripleriniz olacak, ”Çok kıskanıyo” diyeceksin, ”Herşeye kızıyo” diyeceksin, ”Abartıyo” diyeceksin, ama yine de seveceksin, sebepsizce, hiç bir şeyi takmadan, bıkmadan, usanmadan, ilk günkü gibi… Çünkü aşk budur abi… İyi günde kötü günde, kavgada barışta, soğukta sıcakta, hep onu göreceksin. 
   Ama şunu unutma, sevdiğin kadar sevileceksin. Bir insanın baş üstünde de olabilirsin, bel altında da… Yüreği de olabilirsin, küreği de… O yüzden, dikkatli ol, karşındakini iyi seç, ama ilk önce kendini belirle, asla boşlukta olma, asla başkası olma, asla karşındakini kaybetme… Karşındaki kaybedilmemeye değecek biriyse…